«
  1. Anasayfa
  2. Sinema
  3. Glen Powell, ‘How to Make a Killing’ ile Kötü Adam Rolünde Zirve Yaptı

Glen Powell, ‘How to Make a Killing’ ile Kötü Adam Rolünde Zirve Yaptı

Glen Powell, 'How to Make a Killing' ile Kötü Adam Rolünde Zirve Yaptı

Glen Powell, John Patton Ford’un 2026 yapımı How to Make a Killing filminde farklı bir yüzünü sergileme fırsatı buldu. Bu film, iyi karakterlerle tanınan Powell’ı, karanlık ve absürt bir komedi dünyasında, bir cinayet serisi işleyen bir adam olarak izleyiciyle buluşturuyor. Ailesini öldürerek hak ettiğini düşündüğü bir serveti arayan Becket Redfellow karakteri, Powell’ın daha önceki soğukkanlı ve yetenekli imajından oldukça uzak bir noktada duruyor. Ancak bu rol, aynı zamanda onun kariyerinin en ödüllendirici işlerinden biri olarak öne çıkıyor.

Bir aktörün genellikle karanlık karakterleri canlandırmasını görmek alışıldık bir durumdur. Ancak, izleyicilerin sempati duyduğu birinin bu tür bir karakteri oynaması oldukça farklı bir deneyim sunuyor. Powell, Ford’un filmine, 1949 yapımı Kind Hearts and Coronets adlı komediden esinlenerek, eski paranın elitist atmosferine karşı bir samimiyet kattı. Bu durum, karanlık mizahın etkisini daha da artırdı.

Hit Man filminde (ki bu filmde Powell senarist olarak da yer aldı), aktörlük için pek çok seçenek sundu. Ancak Powell, çoğunlukla Top Gun: Maverick ve Twisters gibi yapımlarda karizmatik performanslarıyla hatırlanıyor. Bu filmler, Powell’a her ortamda en yetkin ve rahat adam olma fırsatı tanırken, How to Make a Killing filminde cinayet gözünde parlayan, kaygılı bir karakteri canlandırması, izleyicilerin onu yanlış cast edildiği hissine kapılmasına yol açabilir. Ancak Powell’ın iyi görünümü ve fiziksel kontrolü, onu Becket Redfellow rolü için mükemmel bir seçim haline getirdi.

‘How to Make a Killing’ Filminde Glen Powell’un Cinayetkar Karakterine Destek Olmak İstiyorsunuz

Glen Powell, 'How to Make a Killing' ile Kötü Adam Rolünde Zirve Yaptı

John Patton Ford, hikayeyi anlatırken izleyicileri Becket’ın tarafında konumlandırmaya özen gösteriyor. İlk sahnede, Becket’ı idam cezasını beklerken görüyoruz. Ardından, onu aile servetinden mahrum bırakan koşulları öğreniyoruz: Annesinin genç yaşta hamile kalması. Bu arada, ona lüks bir yaşam arzusu aşılayan Julia (Margaret Qualley) karakteri de önemli bir yer tutuyor. Ancak film, bir itirafta bulunduğu sahnelerle ilerlerken Becket’ın karanlık taraflarını da açığa çıkarıyor. Becket, kendi hesaplamalarında kurbanları hiç düşünmüyor.

Film, Wolf of Wall Street gibi varlıklı bireylere karşı bir nefret taşırken, How to Make a Killing bu durumu bir adım ileriye taşıyor. Becket, yüksek kaliteli bir takım elbise dükkanında çalışıyor ve zenginlere hizmet ederken yaşamının lükslerini arzuluyor. İlerlemek için tek yolu, kendisinden önceki mirasçıları sistematik bir şekilde öldürmekten geçiyor. Vasiyetindeki bir boşluktan faydalanarak, eğer son kalan kişi olursa, hak ettiğini düşündüğü serveti alacak. Powell, bu fırsatı değerlendirerek, karanlık ve kanlı bir değişimi gözler önüne seriyor.

‘Killing’ Glen Powell’un İki Yüzlülüğüne Bağlı

Glen Powell, How to Make a Killing filminde iki zıt yön arasında sıkışmış bir karakteri canlandırıyor. Julia’nın zengin hayatı, Becket için ulaşılması zor bir arzu sembolü haline gelirken; idealist Ruth (Jessica Henwick) karakteri de Becket’ın hayatında önemli bir yer kaplıyor. Becket, kuzeni öldürdükten sonra amcası Warren (Bill Camp) için iyi bir iş bulurken, bu iki kadın arasında gidip geliyor. Katledilen kuzeni Noah’nın (Zach Woods) kız arkadaşı Ruth, şimdi Becket’a ilgi duyan bir karaktere dönüşüyor. Ancak Ruth, paranın peşinde koşan Becket’ın gerçek yüzünü göremiyor.

Becket’ın iki yüzlü yaşantısı, Glen Powell’ın oyunculuk kariyerindeki en iyi işlerden birini oluşturuyor. Bir oyuncunun yeteneğinin en büyük göstergesi, yalan söyleme becerisidir. How to Make a Killing, Powell’ı zenginlere özlem duyan ve şimdi onlardan biri gibi davranan bir dolandırıcı olarak konumlandırıyor. Filmdeki zengin çocuklarına yönelik eleştiriler, biraz yüzeysel kalmış olsa da, özellikle Topher Grace’in megachurch papazı karakteri gibi, Powell’ın iyilik ve kötülük arasındaki dengeyi ustaca yürüttüğünü görebiliyoruz.

En güzel tarafı, Becket’ın derdi, suçluluk değil, yakalanma korkusudur. Becket, John Patton Ford’un önceki filmi Emily the Criminaldaki baş karakterden çok karmaşık değil, ancak oldukça yakındır.

Abone Ol 
Bir Cevap Yaz

Bir Cevap Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlendi *